Erteleme Davranışının 5 Nedeni

Her ne kadar bazı araştırmalar erteleme davranışının üretkenliği ve mutluluğu arttırdığına dair bulgular sunsa da, kronik erteleme davranışının kişinin en yüksek etkinlik seviyesinde çalışabilme fırsatını sinsice sabote ettiği apaçık bir gerçek.

Yıllar önce yüksek lisans tez konuma karar vermeye çalışırken, kronik erteleyeci olmam çok işime yaramıştı. Sanmayın ki erteleme konusunu araştıranlar ertelemiyor. Sırf bu konuyu çalışıyorsunuz diye ertelemenin olumsuz etkilerinden korunamıyoruz maalesef. Hatta bu alanda çalışan önemli isimlerden olan Burka ve Yuen 1983 yılında yazdıkları “Erteleme: Neden yapıyorsunuz ve bu konuda ne yapmalısınız?” adlı kitaplarının önsözünde çarpıcı bir itirafta da bulunmuşlar: “Ertelemeyi avucumuzun içi gibi biliyoruz ve bu kitabı orjinal son teslim tarihinden yalnızca 2 yıl sonra bitirmiş olmamız hala hayret verici!”

Ertelemenin maddi ve manevi maliyetleri oldukça kayda değer. Birçok araştırma bulgusu, işleri son dakikaya bırakma alışkanlığının genellikle düşük kaliteli iş performansı ve düşük refahla sınuçlandığını göstermektedir (Tice & Baumeister, 1997). Hatta bu davranışı kronik bir şekilde yaşamlarının her alanında kullananların sağlıklarının da bozulduğunu gösteren araştırmalar bile var. Çünkü erteleyenler uygun tıbbi tedavileri ve testleri almayı da erteleme eğiliminde oluyorlar. Diğer bir ilginç araştırma bulgusu da şu; erteleyenlerin bekar olma olasılığı daha yüksek ama öte yandan boşanmış olmaktan çok ayrılmış olma ihtimalleri de daha yüksek. Yani anlaşılan o ki ertelemekten vazgeçemeyenler, ilişki başlatmayı erteledikleri gibi sürdürmeyi ve bitirmeyi de erteliyorlar.

Peki ertelemenin bu kadar az yararı ve bu kadar çok zararı varken, neden bu kadar çok erteliyoruz?

“Kendini ve düşmanını tanıyan daima savaşı kazanır.”

Sun Tzu

Erteleme davranışını bırakmak istiyorsak öncelikle bu davranışı analiz etmemiz gerekir. Çünkü ancak o zaman sorunun çözümüne ulaşabiliriz. Çinli filozof Sun Tzu’nun Savaş Sanatı adlı kitabında dediği gibi, “Kendini ve düşmanını tanıyan daima savaşı kazanır.”

En yaygın 5 neden:

  1. Anlam eksikliği: Eğer bir iş size anlamlı görünmüyorsa kaçınılmaz bir şekilde o işi yapmak için kendinizde yeterli motivasyonu bulamazsınız. Eğer bu iş, yapmak zorunda olduğunuz fakat size sıkıcı ve zor gelen bir iş ise bu motivasyonu bulmak daha da zor olacaktır. Bu yüzden size motive edecek bir şeyler gerek. Bunu yapmanın yollarından biri ödül-ceza yöntemini uygulamak olabilir. Yapmak zorunda olduğunuz bir işi yapmadığınızda karşılaşabileceğiniz olası olumsuz sonuçları düşünmek gibi. Büyük olasılıkla yapmak istemediğiniz işi ertelemenin bedelleri, o işi yapmanın keyifsiz taraflarından daha baskın çıkacaktır. Ya da odağınızı nihai hedeften tamamlanması görece daha kolay ara hedeflere kaydırabilirsiniz. Böylece bu ara hedeflere her ulaştığınızda yapmaktan hoşlandığınız bir aktiviteyi de kendinize hediye ederek motivasyonunuzu arttırabilirsiniz.
  • Kaygı: Erteleme alışkanlığı olan kişilerin çoğunlukla başarısız olma korkularından dolayı erteledikleri bilinir. Zor bir durum ya da görevle karşılaşan kişiler iki şekilde davranırlar; ya görevi tamamlamak için çalışır ya da kaçar. Tıpkı hayatta kalma mücadelesi veren canlıların doğada yaptığı gibi Savaş ya da Kaç! Biz insanlarda ise bu görevler hayati anlamlar taşımıyorsa kaçmamızın en önemli sebeplerinden biri “başarısız olma korkumuz”. Bu kaygısının içinde adeta felç olan kişi, görev sonunda başarısız oluşu ile ilgili katastrofik senaryolar yazar ve nihayetinde “başarısız bir sonuç alacağıma, bu işe hiç başlamam daha iyi” kararını alır. Evet çok mantıklı fakat bir kez bu yanılgıya düşerseniz bu kısır döngüden çıkmak hiç de kolay olmayacaktır. Kendinize şans tanıyın ve deneyin. Bunu yaparken olası sonuçları düşünmek yerine sürece odaklanın. Ve bir işi bitirmiş olmanın size ne kadar iyi hissettireceğini kendinize hatırlatın. Son olarak kabul edelim; rahatsız, huzursuz ve güvensiz hissetmeye istekli değilsiniz çok da uzağa gidemezsiniz.
  • Mükemmeliyetçilik: Bazı insanlar hata yapmaktan o kadar çok korkar ki, sonunda hiç bir şey yapmamayı tercih eder. Ya da aynı iş üzerinde tekrar ve tekrar sürekli çalışır ama gün yüzüne çıkarmaz ta ki kusursuz olduğuna emin olana kadar. Eğer yeni bir şey deniyorsanız, sonuç mükemmel olmayabilir. Muhtemelen çok sayıda hata yapacaksınız. Ama bütün bunların sürecin birer parçası olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ve unutmayın olumlu bir sonuca yönelik belirlenen hedef, olumsuzdan kaçınmaya yönelik hedeften daha etkilidir. Örneğin, diyete başlayan birinin “abur cubur yemeyeceğim” diye ifade ettiği hedefinin onun zihninde dönüp duran çeşitli kurabiye, pasta ve böreklerle sonuçlanma ihtimali çok yüksektir. Ya da öğrenciler için, “bütün derslerimde başarılı olmak istiyorum” ve “hiçbir dersten kalmak istemiyorum” ifadeleri arasında çok fark vardır. Başarısızlık hakkında düşünmek başarısızlıkla flört etmek gibidir. Olumsuz sonuç düşüncesinden kaçmaya çalıştıkça kişi korku, kaygı ve kendinden şüphe duymaya başlar. Hedeflerinizi pozitif yargı içeren ifadelerden oluşturun.
  • İşe nasıl/nereden başlayacağını bilememek: Eğer yapacağınız iş ilk kez karşılaştığınız karışık, zor ve nereden başlaması gerektiği belirsiz bir işse, bu belirsizlik sizi o işe başlamaktan alıkoyabilir çünkü ilk adımın ne olması gerektiğini bilmiyorsunuzdur. İlk adımı atmış olsanız bile, işin tamamını bitirmek için gerekli zaman ve enerji konusunda fikriniz olmayabilir. Bunun gibi karmaşık işleri tamamlamak için 5 adımdan oluşan bir yöntem izleyebilirsiniz:
  1. Öncelikle dikkatinizi çeken görevleri belirleyin
  2. Hangilerini hemen halledebileceğinize karar verin ve yapın
  3. Görevin geri kalanını organize edin; bugün yapılacak işler, bugün başlanılacak işler, keyfe keder işler gibi kategorilere ayırın
  4. Bugün yapılacak işler, bugün başlanılacak işler, keyfe keder işler gibi gruplara ayırın
  5. Her bir işi, hepsi bitene kadar teker teker yapın
  • Depresyon: Erteleme davranışı depresyona yol açabileceği gibi, aynı zamanda depresyonun da belirtilerinden biri olabilir. Ertelemenin duygusal bir davranış olduğu bir çok araştırmacı tarafından kanıtlanmış. Princeton Üniversitesi’nde okuyan 14 öğrenci üzerinde yürütülen bir araştırmada katılımcılara anlık ve gecikmeli ödül seçenekleri üzerinde düşünmeleri istenirken, MR taraması gerçekleştirilmiş. Seçeneklerden biri 5-40 dolar arasında değişen Amazon.com hediye çeklerinin o anda alınması, diğer seçenek ise bilinmeyen belli bir süre beklediklerinde (2-6 hafta arası) alabilecekleri daha büyük bir miktarda hediye çeki. Anında alınabilecek ödülü düşünürken katılımcıların beyinlerindeki duygusal alanda yoğun aktivite artışı gözlemlenirken, uzun vadeli gecikmeli ödülü düşünürken soyut muhakeme alanlarında yoğunluk belirlenmiş. Depresyona eşlik eden erteleme ise çoğunlukla çok basit eylemlerde bile gözlemlenebilir.O işi yapmak için her şey hazır ve önünüzde olsa bile harekete geçemezsiniz. Ertelemenin dikkat eksikliği bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk ile de ilişkili olduğunu düşünürsek, bu alışkanlığınızı gözden geçirirken gerekirse bir uzmandan destek almayı da seçenekleriniz arasında bulundurmanızda fayda var.

Yukarıda sıraladığım 5 erteleme nedeni sizin nedenleriniz arasında olmayabilir. Çünkü herkesin ertelemesinin farklı bir nedeni vardır. Erteleme sorununun üstesinden gelmenin asıl anahtarı kendi kişisel nedenlerinizi bulup, bunlara göre harekete geçmektir. Görevin ne olduğuna bağlı olarak erteleme nedenleriniz de değişebilir. Kendinize vakit ayırıp kişisel değerlendirmenizi yapın, ve ertelemeyi bırakmak için ne yapmanız gerektiğini kendiniz belirleyin.

Erteleme Davranışının 5 Nedeni” için 2 yorum

Yorum bırakın